Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

BİYOLOJİ

YÖNETİCİ  MOLEKÜLLER

 

www.dershane.egitimi.com

            Yönetici moleküller, asit boyayan boyalarla ilk defa hücrenin çekirdeğinde (nukleus) görüldükleri için, bunlara nükleik asitler denmiştir. Nükleik asitlere, asit özelliği veren yapılarındaki fosfat ( H3 PO4  = Fosforik asit ) grubudur. Daha sonra yapılan araştırmalarla, hücrenin sitoplazmasında, ribozomlarında, mitokondri  ve kloroplastlarında da bu moleküller saptanmıştır.

Bir nükleotidin fosfat grubu diğer nükleotidin şeker grubuna bağlanacak şekilde nükleotidler alt alta gelerek DNA veya RNA’yı oluştururlar.

Nükleotid üç çeşit molekülden oluşur.

1-  Azotlu organik baz

2-  5C’lu şeker(Pentoz)

3-  Fosfat (Fosforik asit)

1-   AZOTLU ORGANİK BAZ :

İki çeşit organik baz vardır:

   a)PÜRİNLER (Çift halkalı) : Adenin (A)  ,  Guanin (G) –DNA ve RNA’da bulunur.

   b)PRİMİDİNLER (Tek halkalı ) : Sitozin (S) – DNA ve RNA’da bulunur; Timin (T)  Yalnız DNA’da ve Urasil (U) yalnız RNA’da bulunur. 

2-    5C’lu ŞEKER :

İki çesittir :

a)       RİBOZ : RNA’da ve ATP’ de bulunur.

b)       DEOKSİRİBOZ : Yalnızca DNA’da bulunur.

3-   FOSFAT ( H3 PO4 = Fosforik asit )

 

NÜKLEOTİD

   Bir nükleotid, Fosfat + Şeker + Baz(N’lu) olmak üzere üç kısımdan oluşur.

 Bir hücre sitoplazmasında 8 çeşit nükleotid bulunur. Bu çeşitlilik 5C’lu şekerler olan Riboz, deoksiriboza göre DNA ve RNA ‘ya özgü nükleotid çeşitleridir.

        

DNA (Deoksiribonükleikasit)

            Bir hücre içinde geçen her türlü biyolojik olayı DNA yönetir.Bu yüzden DNA’ya yönetici molekül denir.DNA yönetici özelliğini, sentezini sağladığı enzimler ile gerçekleştirir.DNA kendini eşleyerek,aynı yönetici özelliğinin diğer hücreye de geçmesini yani kalıtımını sağlar.Bu yüzden DNA’ya kalıtım molekülü de denir.

 

DNA molekülünün küçük bir bölümünün sembolik olarak  gösterilişi

 

DNA MOLEKÜLÜNÜN TEMEL ÖZELLİKLERİ (Watson ve Crıck’e göre)

       1.    DNA iki sarmal (heliks) iplikten oluşmuştur. (Merdiven gibi)

Merdivenin kolları fosfat ve şekerden,basamakları ise bazlar  ve bunları birbirine bağlayan zayıf hidrojen bağlarından oluşmuştur.

           2.     DNA’nın en önemli özelliği kendi kendisini eşlemesidir. (Replikasyon veya duplikasyon) Bu eşleme DNA           polimeraz enziminin yardımıyla olur.

           3.      DNA sarmalında Adenin daima Timinle, Guanin ise daima Sitozinle eş yapar.

       Bu nedenle :A / T = 1    G / S = 1  dir

           4.     Bütün DNA örneklerinde toplam pürin miktarı, toplam  pirimidin miktarına eşittir.

            Yani ;  A + G = T + S      Yani : A + G / T + S = 1' dir

           5.    A + G / G + S    oranı ise her tür için karakteristik olup   sabittir.Örneğin insanda bu oran 1,52’ dir.

        Pürin ve   pirimidin oranları belirli bir türün bütün hücrele rindeki  DNA’ larda aynıdır.

    6.     Adenin ile Timin eşlenirken aralarında 2 hidrojen  bağı, Guanin  sitozin eşlenirken aralarında   3 hidrojen  bağı oluşur. Bu bağlar DNA’daki diğer bazlara göre  zayıftır.

      Bir DNA molekülündeki Guanin + Sitozin nükleotidlerin oranı ne kadar çok ise DNA’nın iki ipliğini birbirinden ayırmak da o kadar güçtür.

    7.     DNA’da baz ve şeker arasında glikozit bağı, fosforik asitle şeker arasında ise ester bağı kurulur.

 

DNA’ NIN GÖREVLERİ

1.           Hücre bölünmesi sırasında (İnterfazda) kendini

eşleyerek ana hücrenin DNA’sı kadar DNA’nın oğul hücrelere değişmeden aktarılmasını sağlar.  (Replikasyon)

2.           Kalıtsal bilgi taşır.

3.           Hücrelerde RNA, protein ve enzim sentezini gerçek-leştirir.

4.           Mutasyon denilen kalıtsal değişikliklere olanak sağlar.

 

DNA’NIN KENDİNİ EŞLEMESİ

 

Bir organizmanın aynı tip hücrelerinde DNA’nın hem kimyasal özelliği hem da toplam miktarı dölden döle sabit kalır. Bunun nedeni DNA’nın kendini eşlemesidir. Kalıtsal özellikleri oluşturan genlerin dölden döle aktarılması bu sayede sağlanmış olur.

            Eşleşme sırasında hatalı bir kodlama olursa veya eksiklik ortaya çıkarsa buna MUTASYON denir.

            DNA’nın kendini bu şekilde eşlemesine YARI KONUMLU EŞLEŞME denir.DNA’ nın kendini yarı konumlu olarak eşlediğini Meselson ve Stahl adlı iki araştırmacı keşfetmiştir. Bu iki araştırmacı deneylerini basit kültür ortamında(Glikoz çözeltisi + B-vitamini + N, P, v.b.tuzları)  ürettikleri E.coli bakterileri ile yapmışlardır.Bunlar ,normal (N14) ve ağır (N15) azot izotopları kapsayan iki basit kültür ortamında  çoğalttıkları bakterileri ayrı iki tüp içerisine koyarak santrifüje etmişlerdir.

 

RNA ( Ribonükleikasit)

            RNA çekirdek, sitoplazma ve ribozomlarda bulunur. Yapı birimi nükleotiddir. Yani , Nukleotid = Azotlu organik baz +   5C’lu şeker + Fosfat  ‘dan oluşur. Tek zincirden oluşur.

 

 

  RNA molekülünün küçük bir bölümünün sembolik olarak  gösterilişi

 

Azotlu bazları iki çeşit olup pürin grubunun elemenleri ADENİN ve GUANİN , pirimidin grubunun elemanları ise  SİTOZİN ve URASİL’ dir.Beş karbonlu şekeri RİBOZ’ dur.Fosfat grubu ise DNA’ daki gibi fosforik asittir.

RNA ÇEŞİTLERİ 

Görevlerine göre RNA'lar üçe ayrılır :

   

DNA ile RNA ARASINDAKİ FARKLAR

 

 

GERİ